The Lanes, Brighton'ın ayakta kalan en eski semtidir; orijinal Brighthelmstone balıkçı köyünün izleri üzerine kurulmuş dar yaya sokaklarından oluşan sıkışık bir ağdır. Bağımsız kuyumcular, butikler, deniz ürünleri restoranları ve yüzyıllık publarla dolu olan bu semt, şehir merkezinin kalbinde, sahile ve Royal Pavilion'a birkaç dakika yürüme mesafesindedir.
Brighton'ın tarihi en somut hâliyle The Lanes'te karşına çıkar: 16. yüzyıldan kalma bir balıkçı köyünün planını izleyen dar tarihi sokaklardan, yani twittenlardan oluşan bir ağ. Bugün aynı sokaklar kuyumcular, bağımsız dükkanlar ve şehrin en atmosferik bar ve restoranlarıyla çevrili; üstelik denize yürüyerek beş dakika.
Nasıl Bir Yer?
The Lanes, Brighton merkezinde sıkışık bir blok işgal eder; kabaca kuzeyde North Street, doğuda East Street, güneyde Prince Albert Street ve Bartholomew Square, batıda ise Ship Street ile çevrilidir. Tüm alan yürüyerek on dakikada baştan başa geçilebilecek kadar küçük, ama ilk kez gelenleri birkaç virajda şaşırtacak kadar da yoğundur.
Güneyde sokaklar Brighton sahil şeridine açılır ve Kings Road Kemerleri Ship Street ya da Middle Street'ten kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğin bir noktadadır. Kuzeyde ise North Street'i geçer geçmez Brighton'ın bir diğer büyük bağımsız alışveriş bölgesi olan North Laine'a girersin; her ne kadar ikisi de bağımsız dükkânlarıyla öne çıksa da aralarındaki fark oldukça belirgin. The Lanes kapalı ve tarihî bir his verirken North Laine daha açık, daha bohem ve daha geniş bir alana yayılmış.
Royal Pavilion tam kuzeydoğuda, Church Street boyunca yaklaşık beş dakika yürüme mesafesindedir. Brighton Palace Pier ve ana sahil şeridi de güneyden aşağı yukarı aynı uzaklıktadır. Bu merkezi konum, The Lanes'i şehirde birden fazla turistik noktaya yürüyerek ulaşmak için en kullanışlı üslerden biri hâline getirir.
ℹ️ Bilinmesi faydalı
The Lanes ile North Laine aynı yer değil; ziyaretçiler sık sık birbirine karıştırıyor. The Lanes daha eski ve daha güneyde; eski sokak planına sahip, kuyumculuk ve kaliteli bağımsız dükkanlar ağırlıklı. North Laine ise North Street'in kuzeyindeki daha büyük Viktorya dönemi semti; vintage giyim, plak dükkanları ve daha alternatif bir atmosferiyle tanınır.
Karakter ve Atmosfer
The Lanes, İngiliz alışveriş caddelerinin çoğunun çoktan terk ettiği bir ölçekte çalışır. Yerel dilde twitten olarak bilinen sokakların kendisi bazen iki kişinin rahatça yanından geçemeyeceği kadar dardır. Binalar alçak katlı, düzensiz ve en güzel anlamıyla yıpranmış: dükkan cepheleri hafifçe öne eğilmiş, zemin taşları engebeli, tabelalar kurumsal olmaktan uzak ve ölçülü. Burası Brighthelmstone'un, yani Gürcü tatil kasabasından önce gelen balıkçı köyünün özgün sokak planıdır; yerin yaşını, ızgara bir düzene uymayı reddetme biçiminde hissedebilirsin.
Hafta içi sabahın erken saatlerinde, dükkanlar saat 10 civarında açılmadan önce The Lanes dağıtımcılara, tenteyi indiren kafe personeline ve arasıra geçen erken kalkan yayalara aittir. O saatlerde ışık, East Street'teki daha yüksek binaların üst katlarına vururken sokaklarda serin bir gölge hâkim olur. Yerin çevresel sesini duyabildiğin ender anlardan biridir bu: martılar, North Street'ten gelen uzak trafik sesi, bir kepengin metalik gıcırtısı.
Hafta sonu öğle vakti ise karakter tamamen değişir. Yoğun yaz günlerinde ziyaretçiler sokaklarda omuz omuza dolar; ses, Bartholomew Square yakınlarındaki arasıra bir sokak sanatçısıyla kesintiye uğrayan sürekli bir uğultuya dönüşür. Bölgenin gerçekten belirleyici özelliklerinden biri olan kuyumcular, alıcı kadar vitrine bakan da çeker: Brighton'ın bağımsız ve antika kuyumculuk konusunda köklü bir üne sahip olduğu bilinir ve bu işletmelerin önemli bir kısmı burada toplanmıştır.
Karanlıktan sonra The Lanes kendini pub ve restoranları etrafında yeniden örgütler. Sokaklarda, çevreleyen caddelerden daha sessiz bir hava hâkimdir; bar pencerelerinden dökülen sıcak ışık tuğla kaldırımlara yansır. Black Lion Street'teki Cricketers Arms, yaklaşık 1547'ye tarihlenen ve Brighton'ın en eski publarından biri olarak kabul edilen bu mekan, hafta sonu akşamları hızla dolar. Atmosfer, sahil kenarının gürültüsünden ve Kemp Town'un gösteriş dünyasından uzak; bir mahalle meyhanesi ile turistik bir mekan arasında bir yerde durur ki bu, The Lanes'in tamamı için de doğru bir tanım sayılabilir.
💡 Yerel ipucu
Hafta sonu kalabalığından kaçınmak istiyorsan hafta içi sabah saatlerini seç. Dükkanlar genellikle saat 10'da açılır ve okul tatili dışındaki dönemlerde özellikle Pazartesi'den Cuma'ya öğleden önce sokaklar gözle görülür biçimde sakindir.
Gezilecek ve Yapılacaklar
The Lanes'in asıl cazibesi, sokak düzeyindeki deneyimin kendisidir: twittenları gezmek, çıkmaz sokaklarla karşılaşmak, beklenmedik yerlerde yan yana çıkan iki sokağı birbirine bağlayan geçidi bulmak. Yavaş yürümeyi ve arasıra yanlış köşe dönmeyi ödüllendiren bir yer burası. Kuyruk beklenen tek bir turistik nokta yok; bölgenin kendisi zaten cazibe noktası.
Bununla birlikte, özellikle aranmaya değer birkaç nokta var. Black Lion Lane, yerel efsanede II. Charles'ın 1651 Worcester Savaşı'nın ardından kaçış güzergâhıyla ilişkilendirilen ve tarihsel olarak en yankılı sokaklardan biridir. Hikâyenin tarihin sıkı süzgecinden geçip geçmediği tartışmalı olsa da sokak, bundan bağımsız olarak atmosferik. Quadrophenia Alley ise 1979 yapımı filmden ve onun 1960'lar Mod alt kültürü ortamından görüntülerle süslenmiş dar bir geçit; Brighton'ın karşı kültür tarihiyle ilgilenenler için bir referans noktası.
Hannington's Lane ise eski bir mağazanın yerine 2018'de açılan daha yeni bir eklenti. Bölgeye kasıtlı bir çağdaşlık katıyor: yeşil dikey bahçe, duvar resimleri ve özenle seçilmiş bağımsız yiyecek-içecek işletmeleri. Eski sokaklarla güzel bir kontrast oluşturuyor ve semtin ortasında işe yarar bir mola noktası sunuyor.
The Lanes'in hemen dışında, yürüyerek kolayca ulaşabileceğin birçok önemli yer var. Brighton Müzesi ve Sanat Galerisi New Road üzerinden kuzeydoğuya yaklaşık beş dakika yürüyüş mesafesinde. Brighton Palace Pier ise güneydoğuda aşağı yukarı aynı uzaklıkta. Regency dönemi mimarisine ilgi duyuyorsan The Lanes'in çevresindeki sokaklar, özellikle sahil şeridi boyunca ve Old Steine'a doğru uzananlar, şehrin en iyi örneklerini barındırıyor; bunların tamamını Brighton Regency mimarisi rehberi'nde ayrıntılı biçimde bulabilirsin.
Ana twittenları yürü: Meeting House Lane, Market Street ve Brighton Place en karakteristik olanlar arasında
Black Lion Street'teki Cricketers Arms'ı ara; yaklaşık 1547'ye tarihleniyor
Brighton'ın Mod tarihinden bir kesit için Quadrophenia Alley'i bul
Çağdaş bağımsız dükkanlar ve sokak sanatı için Hannington's Lane'i keşfet
Bölgenin köklü yerel geleneği olan bağımsız kuyumcu dükkanlarını gez
The Lanes'i sahile, Royal Pavilion'a ve North Laine'e yürüyerek ulaşmak için üs olarak kullan
Yeme ve İçme
The Lanes'teki yeme-içme seçenekleri bu kadar küçük bir alan için oldukça yoğun. Restoranlar, kafeler ve barlar dükkanların yanı sıra zemin katlardaki birimlerin büyük çoğunluğunu kaplar; yelpaze hızlı bir kahveden uzun bir deniz ürünleri öğle yemeğine kadar her şeyi içerir. Kalite bütçe seçeneklerinde genellikle olağanüstü olmaktan ziyade sağlam; yoğun turist trafiği olan bölgede bazı mekanlar fiyatlarını buna göre ayarlıyor. En göze çarpan cephelerin biraz ötesine bakmak işe yarıyor.
Menülerde deniz ürünleri öne çıkıyor; bu da bölgenin bir balıkçı mahallesi olarak başlayan geçmişi ve kıyıya yakınlığı düşünüldüğünde gayet mantıklı. Brighton'ın köklü balık restoranı ve deniz ürünleri geleneği, The Lanes'teki mekânlara da yansımış. Şehrin tamamındaki yemek kültürüne daha geniş bir bakış için Brighton yemek rehberi yerel lezzetleri ve nerede bulunacaklarını ele alıyor.
The Lanes'teki publar geleneksel bir çizgide: gerçek bira, koyu ahşap iç mekanlar ve kimi zaman hafta sonu canlı müzik. Black Lion Street'teki Cricketers tarihsel açıdan en önemlisi; Cuma ve Cumartesi akşamları neredeyse dolup taşıyor. Hannington's Lane'de ve East Street yakınlarındaki daha geniş kesimlerde ise geç saatler yerine öğleden sonra içkiye daha uygun kafe-bar karışımı mekanlar da mevcut.
Brighton'da bağımsız kafe kültürü oldukça güçlü ve The Lanes da bundan nasibini alıyor. Üçüncü dalga kahve mekanlarından klasik çay salonlarına kadar her zevke hitap eden seçenekler mevcut. Özel beslenme ihtiyacın varsa şehir genellikle seni karşılayacak kapasitede; Brighton vegan ve vejetaryen rehberi bu konuda işine yarayacak bir kaynak; üstelik The Lanes'in restoranları arasında bitkisel beslenmeye uygun birkaç seçenek de var.
⚠️ Neleri atlayabilirsiniz
The Lanes'teki fiyatlar, özellikle ana sokaklardaki oturmalı restoranlarda çevre semtlere kıyasla belirgin biçimde yüksek olabiliyor. Bütçen kısıtlıysa birkaç dakika kuzeyde North Laine'e ya da doğuda Old Steine'a yürümek daha uygun öğle yemeği seçenekleri sunar. Brighton bütçe rehberinde şehir genelinde pratik alternatifler bulabilirsin.
Nasıl Gidilir ve Ulaşım
Brighton tren istasyonu, ziyaretçilerin büyük çoğunluğu için ana varış noktasıdır. İstasyondan The Lanes'e ulaşmak için Queen's Road'dan güneye inerek Clock Tower ve North Street üzerinden şehir merkezine doğru yaklaşık on dakika yürümek yeterli. Güzergah oldukça düz ve iyi tabelalanmış. Brighton'da metro yok; şehir otobüs ve raya dayanıyor.
Otobüsler, The Lanes'in kuzey sınırını oluşturan North Street boyunca ve doğuda ile güneyde Old Steine ve Pool Valley üzerinden sık sık işliyor. Pool Valley, The Lanes'in doğu ucunun hemen ötesinde, sahil yakınında bulunur; Brighton'ın ana otobüs terminali ve önemli bir yerel bağlantı noktası işlevi görür. Brighton and Hove Buses şehir hatlarının büyük çoğunluğunu işletiyor; North Street ve Pool Valley'e giden hatlar The Lanes'ten şehrin büyük bölümüne kolay erişim sağlıyor.
Sahil şeridi beş dakika yürüyüşle güneyde ve oradan Volks Elektrikli Demiryolu sezon boyunca sahil boyunca doğuya, Kemp Town'a doğru işliyor. Brighton sahil şeridi yürüyüşe tamamen uygun ve The Lanes'i batıda Hove'a, doğuda ise Kemp Town'a bağlarken yola çıkmana gerek kalmıyor.
The Lanes'in içinde ulaşım tamamen yaya bazlı. Sokakların büyük çoğunluğu yayalaştırılmış; araç girişi yalnızca belirli saatlerdeki teslimatlarla sınırlı. Erişilebilirlik notu: The Lanes'in bazı bölümlerindeki tuğla kaldırımlar engebeli ve bazı geçitler dar; bu durum bebek arabası veya tekerlekli sandalye kullananlar için zorlayıcı olabilir. Çevre sokaklardan East Street, North Street ve Ship Street daha erişilebilir. Hannington's Lane'in zemini daha modern ve düz.
Londra'dan gelenler için London Victoria ve London Bridge istasyonlarından Brighton'a doğrudan trenler yaklaşık 60–70 dakikada ulaşıyor; bazı ekspres seferler daha kısa sürebilir. Gatwick Havalimanı'ndan ise Southern ve Thameslink hatlarıyla Brighton istasyonuna yaklaşık 30 dakikada varabilirsin. Otobüs güzergahları ve mahalleler arası yürüyüş süreleri dahil şehir içi ulaşımın tüm ayrıntıları Brighton ulaşım rehberi'nde ele alınıyor.
Nerede Kalınır?
The Lanes'te ya da hemen yakınında konaklarsan deniz kıyısına, Royal Pavilion'a ve ana alışveriş bölgelerine yürüyerek ulaşabilirsin; bu da onu kısa bir Brighton ziyareti için en pratik konumlardan biri yapıyor. Bölge ağırlıklı olarak ticari bir alan olduğundan konaklama seçenekleri genellikle otel ve pansiyonlardan oluşuyor; kendi kendine yeterli daireler de yakın çevrede bulunabiliyor. Şehrin tamamındaki konaklama seçenekleri için Brighton konaklama rehberi'ne göz atabilirsin.
The Lanes'i çevreleyen sokaklar — özellikle Kings Road boyunca sahile doğru ve batıda Regency meydanlarına uzananlar — butik bağımsız otelden büyük zincir tesislere kadar geniş bir yelpazede daha yüksek yoğunluklu konaklama sunar. Bu konumlar sabahın erken saatlerinde sakin olsa da Cuma ve Cumartesi geceleri barlar kapanırken önemli bir yaya gürültüsü yaratabilir. The Lanes'in kendisi yayalaştırılmış olduğundan trafik gürültüsü azalıyor; ama merkezi konum, yoğun gecelerde çevre sokaklardan gelen çevresel sesi beraberinde getiriyor.
The Lanes, birden fazla turistik noktaya yakın olmak isteyen ve canlı bir kentsel ortamdan rahatsızlık duymayan ziyaretçilere en uygun seçenek. Konumu öncelikleyen aileler, çiftler ve yalnız gezginler için iyi bir tercih. Daha sakin bir üs arayanlar ise Hove'a yakın Regency meydanlarını değerlendirebilir; benzer mimari karakter, çok daha az yaya trafiği.
The Lanes Kime Göre?
The Lanes, Brighton'ın en fotoğrafik ve tarihsel katmanları en zengin bölgelerinden biri ve şehre her gelişte uğranılacak bir merkez olarak kazandığı ünü hak ediyor. Ama sakin bir öğleden sonra arayanların yeri değil. Yaz hafta sonları ve Brighton Festivali veya Pride gibi büyük etkinliklerde dar sokaklar gerçekten bunaltıcı biçimde kalabalıklaşıyor; bölgenin ticari niteliği de deneyimi zaman zaman tarihi bir semtten çok açık hava alışveriş merkezine yaklaştırabiliyor.
Klişelerin ötesine geçmek isteyenler için The Lanes, keşfetmeye vakit ayıranlara daha az bilinen köşelerini açıyor: Ship Street'ten ayrılan sakin pasajlar, The Lanes ile deniz kıyısı arasındaki sokaklar ve North Street çevresinde The Lanes'ten North Laine'e geçiş bölgesi bunların başında geliyor. Şehrin daha az kalabalık bu noktaları için Brighton gizli köşeler rehberi'ne bakabilirsin.
Genel değerlendirmede The Lanes, Brighton'a gelen hemen hemen her ziyaretçi için bir öğleden sonrayı hak ediyor; bağımsız perakende, yemek veya şehrin Gürcü öncesi tarihiyle ilgilenenler için ise daha uzun süre ayrılmaya değer. Salt konut atmosferi arayanların doğru adresi değil ve şehrin yeme-içme açısından en uygun fiyatlı semti de değil. Ama küçük bir alanda bu kadar karakter bir araya gelince, Brighton ziyaretinin vazgeçilmez deneyimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Özet
The Lanes, Brighton'ın ayakta kalan en eski semti; 16. yüzyıldan kalma bir balıkçı köyünün sokak planı üzerine kurulu ve şehir merkezinin tarihsel açıdan en atmosferik bölgesi.
Kalabalıktan kaçınmak için hafta içi sabah saatlerini tercih et; yaz hafta sonları dar sokaklar bunaltıcı biçimde dolabilir.
Bağımsız kuyumcular, butik alışveriş, deniz ürünleri restoranları ve geleneksel publar için güçlü bir semt; Hannington's Lane çağdaş yeme-içme ve perakende boyutu katıyor.
Merkezi konumu sayesinde Brighton istasyonuna yürüyerek yaklaşık on dakika, sahile ve Royal Pavilion'a ise yaklaşık beş dakika; kısa bir şehir ziyareti için verimli bir üs.
Birden fazla turistik noktaya kolay erişim isteyen ve canlı, kimi zaman kalabalık bir kentsel ortamdan rahatsızlık duymayan ziyaretçilere en uygun; sessizlik veya uygun fiyatlı yeme-içme arayanlar için ideal değil.
Brighton'ın kıyı şeridi İngiltere'nin en ünlülerinden biri; ama sahil yalnızca iskele yanındaki çakıl plajından ibaret değil. Bu rehber, Brighton ve Hove'daki en iyi plaj noktalarını, kıyı yürüyüşlerini ve deniz kenarı aktivitelerini kapsıyor.
Brighton, kıyı kenti olmasına rağmen güçlü bir müze kültürüne sahip. Kraliyet sarayından Viktorya dönemi oyuncaklarına ve doğa tarihi koleksiyonuna uzanan en iyi müzeler bu rehberde.
Brighton, her mevsimde farklı bir deneyim sunar. Bu rehber hava durumunu, kalabalığı, etkinlikleri ve maliyetleri ay ay ele alıyor; sana en uygun zamanı seçmeni kolaylaştırıyor.
Yaklaşık 75 km uzaklıkta ve trenle bir saatlik mesafede olan Brighton, Londra'nın en kolay ulaşılan deniz kaçamağı. Bu rehber her ulaşım seçeneğini, tek günde yapılacak en iyi şeyleri ve iyi bir geziden harika bir gezi çıkarmanın püf noktalarını anlatıyor.
Brighton Festival ve Brighton Fringe, her yıl Mayıs ayında üç hafta boyunca eş zamanlı düzenlenir ve şehri İngiltere'nin en yoğun sanat etkinliklerinden birine dönüştürür. Bu rehber; iki etkinlik arasındaki farkları, bilet sistemini, mekanları ve ziyaretini nasıl planlayacağını açıklıyor.
Brighton, iskele ve Pavilion'ın ötesine bakanlara çok daha fazlasını sunuyor. Demiryolu kemerlerindeki Viktorya dönemi meraklarından dramatik tebeşir kayalık yürüyüşlerine kadar, daha az bilinen bu yerler şehrin gerçek derinliğini ve karakterini ortaya koyuyor.
Yazın Brighton'a gelen yüz binlerce ziyaretçi çakıl taşlı sahili, Regency mimarisini ve bağımsız mahallelerini keşfediyor. Bu rehber gerçek hava verilerini, kalabalık dönemleri, önceden rezervasyon yapmanız gerekenleri ve Haziran-Ağustos arası şehirden en iyi şekilde nasıl yararlanacağını anlatıyor.
Kışın Brighton daha sakin, daha ucuz ve şaşırtıcı derecede keyifli. Bu rehber nelerin açık kaldığını, nelerin kapandığını, havanın nasıl hissettirdiğini ve Kasım–Şubat arasında nasıl en iyi şekilde değerlendirebileceğini anlatıyor.
Brighton pahalı bir şehir olarak bilinir ama aslında durum sandığın kadar kötü değil. Ücretsiz plajlar, mevsimsel iskele girişi, müze indirimleri ve yürüyerek gezilebilen bir şehir merkezi — bu rehber, Sussex kıyısında her kuruşunu en iyi şekilde kullanmanı sağlıyor.
Brighton Pride, Ağustos'un ilk hafta sonunda yüz binlerce kişiyi bir araya getiren İngiltere'nin en büyük Pride festivali. Bu rehberde 2026 tarihleri ve başrol sanatçıları, biletler tükenmeden nasıl alınır, ulaşım detayları, yol kapanmaları ve neyin ücretli neyin ücretsiz olduğuna dair dürüst bir özet var.
Brighton, John Nash'in egzotik Royal Pavilion'ından Charles Busby'nin uzun Brunswick Town teraslarına kadar İngiltere'nin en kapsamlı Regency mimarisi koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapar. Bu rehberli tur seni önemli yapılara götürür, her birini özel kılan şeyi açıklar ve ziyaretini planlamana yardımcı olur.
Brighton, İngiltere'nin en çeşitli günübirlik gezi ağlarından birinin tam merkezinde yer alıyor. İki saat içinde tebeşir kayalıklara, ortaçağ kasabalarına, Roma kalıntılarına ve ada feribotlarına ulaşabilirsin — çoğu zaman arabaya bile gerek yok.
Brighton, arabasız gezilebilen en kolay İngiltere şehirlerinden biri. Bu rehber otobüs ağından bisiklet paylaşımına, taksilerden tren bağlantılarına kadar her ulaşım seçeneğini ele alıyor.
Brighton, bağımsız dükkanlar açısından gerçekten güçlü bir şehir. The Lanes ve North Laine, sahile yürüme mesafesinde yüzlerce butik, vintage dükkanı ve zanaatkârı bir arada sunuyor. Bu rehber, şehrin her köşesindeki en iyi alışveriş noktalarını kapsıyor.
Brighton, 82 kilometrekarelik alana İngiltere'deki neredeyse hiçbir sahil şehrinin sığdıramayacağı kadar çok şey sığdırıyor. Bu rehber; ikonik cazibe merkezlerini, keşfetmeye değer mahalleleri, mevsimsel ipuçlarını ve atlayabileceğin yerleri kapsıyor.
Brighton, İngiltere'nin en yüksek vegan ve vejetaryen restoran yoğunluğuna sahip şehirlerinden biri; HappyCow'da 150'den fazla bitkisel mekan listelenmiş. Bu rehber her semti, bütçeyi ve yemek stilini kapsıyor.
Brighton, İngiltere'nin vintage alışveriş için en iyi şehirlerinden biri. North Laine, Kemptown ve Hove'da onlarca dükkan, kapalı pazar ve antikacı seni bekliyor. Bu rehber nereye gideceğini, ne kadar ödeyeceğini ve ziyaretini nasıl planlayacağını anlatıyor.
Brighton küçük bir alana inanılmaz çok şey sığdırıyor: tarihi bir iskele, Regency dönemi sarayı, bağımsız alışveriş sokakları, ciddi restoranlar ve İngiltere'nin en özgün sahil şeritlerinden biri. Bu iki günlük plan, kafa karışıklığını ortadan kaldırıp şehirde 48 saati nasıl geçireceğini mevsim mevsim anlatıyor.
Brighton'ın yemek kültürü, bu büyüklükteki bir kıyı şehri için alışılmışın dışında güçlü bir yapıya sahip. Bu rehber; öne çıkan yemekleri, yemek için en iyi mahalleleri, pazar seçeneklerini, vegan restoranları ve her bütçeye uygun pratik ipuçlarını kapsamlı biçimde ele alıyor.
Brighton'da nerede konaklayacağınız tüm seyahatinizi şekillendirir. Bu rehber, her semti karakteri, fiyat aralığı ve kime uygun olduğuna göre ele alıyor — şansa bırakmadan rezervasyon yapabilirsiniz.